Altın ve döviz ne ise, gayrimenkul de odur.

Cathay Group Genel Müdürü Okan Süha Yıldırım, ‘’Bizim için önemli olan şey projenin lokasyonudur. Altın, döviz bizim için ne ise gayrimenkul de o anlama gelir’’ dedi.

Ekleyen: , Kategori: Emlak, Tarih: . Etiketler: , , , ,

Cathay Group bünyesinde satış ve pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı ve icra kurulu üyesi iken geçtiğimiz günlerde Genel Müdürlük görevini üstlenen Okan Süha Yıldırım, değer kattıkları semtleri ve diğer inşaat şirketlerinden farklı olarak geliştirdikleri projelerle ilgili bilgileri Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.

Altın ve Döviz Ne ise Gayrimenkul'de odur

İstanbul’un değerini global ölçekte üst seviyelere getirmek için çaba harcadıklarını söyleyen Okan Süha Yıldırım, ‘’Bizim için önemli olan şey projenin lokasyonudur. Altın, döviz bizim için ne ise gayrimenkul de o anlama gelir’’ dedi. Tipik bir geliştirici olduklarını dile getiren Yıldırım, ‘’Çok fazla para kazanmak derdinde değiliz. Çok projemiz olsun derdinde de değiliz. Yabancı yatırımcılarla da çalışıyoruz. İki projemiz yabancı ortaklıktan oluşmakta. Yeni projeler için çalışmalarımız var’’ diyerek Cathay Group’un hedeflerini şöyle açıkladı:

BAŞAKŞEHİR ÖNEMLİ
Başakşehir’de üç bin konut yaptık. Bir semtin şekillenmesinde büyük rolümüz oldu. Bugün insanlar birbirleri ile randevulaşmak istediğinde bizim inşa ettiğimiz Arterium’u işaret ediyor. Yani çekim merkezlerini planlayıp yapan bir politikamız var. Bunda da başarılıyız.

YABANCILARLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ
Suudi Arabistan kökenli bir yabancı grup Türkiye’ye girmek istiyordu. Küçük bir yatırım doğrultusunda. Bize de önde gelen bir katılım bankası üzerinden geldiler. Biz katılım bankasıyla uzun yıllardır çalışıyorduk. Kredi geçmişimiz, itibarlarımız onların gözünde çok yüksekti. Bizi tavsiye etmişler ve tavsiye doğrultusunda geldiler. O grupla Başakşehir’deki Arterium villalarını yaptık. Orada da yatırımcımız mutlu oldu. Arkasından bizimle devam etmek istedi. Şimdi Halkalı’daki projemizi (Nivo İstanbul) kendileriyle beraber geliştiriyoruz. Eski iki fabrikayı TMSF ihalesine girerek aldık ve bölgeye değer katacak projeyi geliştirdik. Halkalı’daki projenin yatırım değeri arsa dahil 200 milyon dolar civarında. Ataköy’deki projemiz de 175 milyon dolarlık bir yatırım. Halkalı’da Suudi Arabistanlı, Ataköy’de ise Suriyeli yatırımcılarla proje geliştiriyoruz.

YENİ PROJELER GELİYOR
Küçükçekmece, Başakşehir ve Ataköy… Şu anda bu bölgelerdeyiz. Ancak bu başka bölgelerde olmayacağız anlamına gelmiyor. Bizim şu an da geliştirmekte olduğumuz Başakşehirde Metro kent bitişiğinde kendimize ait bir arsamız var. Onun üzerine çalışıyoruz. 4+1 ve 5+1 tipi dairelerin yer alacağı bir proje olacak. Basın Ekspres yolu üzerindeki projemize yakın bir arsa üzerinde de çalışmalarımıza devam ediyoruz. Nivo Ataköy büyüklüğünde bir proje yapmak üzere çalışıyoruz. Biz en iyi bildiğimiz yerde olmak istiyoruz. Ağırlıklı olarak da Avrupa yakasındayız.

SATIŞ ORGANİZASYONU KUVVETLİ
İnşaat sektörüne girmeden önce makina ekipman satan İsviçre kökenli bir firmada üst düzey yöneticilik yapan Süla Yıldırım, “Direkt sektörden birisi değilim. Gayrimenkulde zor bir kullanıcıya satış yapılması söz konusu Biz, ciddi bir call center yatırımı yaptık. Kendi içimizde emlak kökenli satış ekibi arkadaşlarımız oldukça az. Tamamen otelcilikten aldığımız arkadaşlar var. Bizim yetiştirdiğimiz üniversite mezunu arkadaşlarımız var. Biraz farklı gözle bakıyoruz ve içerdeki her şeyi ölçüyoru” dedi.

HER ŞEY ÖLÇÜMLENİYOR
Attıkları her adımı, ölçtüklerini söyleyen Yıldırım, “Yapılan konuşmayı, müşterinin içeride kaldığı süreyi, günlük yapılan telefon görüşme süresi gibi çok ciddi parametrelerimiz var. Prim sistemi uyguluyoruz. Bu nokta bizi sektörden ayrıştırıyor. Kendimizi de kontrol ediyoruz. Sürekli öz eleştiri yapıyoruz. Bir gün önce yaptıklarımızı belki bir gün sonra değiştirebiliyoruz. İçerde dijital üzerine çalışan bir ekibimiz var. Bunların yansımalarını görüyoruz. Yönetim kurulu başkan ve yönetim kurulu başkan yardımcımız ise satış kökenlidir” dedi.

İYİ SATTIK, TİCARİLER YAKINDA
“Biz çok satış odaklı bir firma değiliz” diyen Yıldırım “Tabi ki satmak istiyoruz. Ama işin başında projelerin satış anındaki gidişatı bildiğimiz, planladığımız ve stratejimizi ona göre oluşturduğumuz için çok ciddi bir sıkıntımız yok. Nivo İstanbul ve Basın Express projelerindeki konutların satış süreci iyi geçti. Çok iyiyiz” dedi.

Basın Ekspres’teki Nivo İstanbul projesine de değinen Yıldırım, şu bilgileri verdi: “Projede 6 tane blok var. 3 tanesini satışa açtık. Diğer 3 tanesini bilerek satışa açmadık. Satışa açtığımız konutlarda satış oranımız aşağı yukarı yüzde 90 civarında. Ticarilerde bilerek yavaş gidiyoruz. Çünkü genelde projenin sonuna doğru kıymetleniyor. Orada geliştirmeyi düşündüğümüzde, detaylarını yakında basında ayrıca paylaşacağız.

ÖĞRENCİ REZİDANSI OLACAK
Geliştirdiğimiz hatta bazı uluslararası firmalarla imza atma aşamasına geldiğimiz katma değerli projeler var. Bunlardan bazıları öğrenci rezidansı olacak, uzun dönemli konaklama iş oteli de söz konusu. Bu yurtdışında çok bilinen bir konsepttir. Türkiye’ye daha önce bu proje ile girmiş olan uluslararası dünyada 80 milyar doları yürüten bir grupla iş birliği anlaşmasına girdik. Bunlardan sonra diğer 3 bloğun satışa açılmasını planlıyoruz. Öğrenci residence yapımında bu işi piyasada yapanlar ile iş birliği içerisine giriyoruz. Bu işin en iyisi kimse piyasada, onlar bizim adımıza yönetiyorlar.”