Ucuza ev bulan vade farkına bakmadı…

Vade farkının yüzde 11’den yüzde 14,64’e çıkmasını gözardı eden konut alıcısının en büyük gerekçesi ise ucuz evi bulması oldu.

Ekleyen: , Kategori: Emlak, Tarih: . Etiketler: , ,

Bankalar ve finansman şirketlerinden son bir yılda çekilen konut kredisi rakamı 23 milyar 786 milyon 369 bin lira oldu. Söz konusu kredi talebinde yıllık artış yüzde 14 olarak hesaplandı. Vade farkının yüzde 11’den yüzde 14,64’e çıkmasını gözardı eden konut alıcısının en büyük gerekçesi ise ucuz evi bulması oldu.

Türkiye’de konut iştahı sürüyor. Bunu bankaların kullandırdığı kredilerden de görmek mümkün. Üstelik, bankaların kullandırdığı kredilerde vade oranı yıllık yüzde 11’den yüzde 14,61’e yükselmesine karşın vatandaşın kredi kullanıp konut aldığı gözleniyor. Son bir yıllık sürede bankalar ve finansman şirketleri tarafından kullandırılan konut kredisi miktarı 23 milyar 786 milyon 369 bin lira oldu. Kümülatif toplam ise 193 milyarı aştı. Vatandaşın yüksek vade farkına rağmen kredi kullanıp konut alması ise evin fiyatının uygun olması ve prim potansiyeline bağlandı.

HESABINI İYİ YAPAN KAZANDI
Uzmanlar, konut kredisine başvuran kişilerin genelde iyi bir hesap yaparak alım gerçekleştirdiğini belirtiyor. Nitekim kredide vade farkı yükselmeden önce vatandaş, bankalardan konut almak için 10 yıl vadede 100 bin lira için aylık yüzde 0,92, yıllık yüzde 11 vade farkı ile kredi çekiyordu. Bu kredinin aylık geri ödemesi bin 380 lira, vade sonunda ödenecek toplam vade farkı 65 bin 672 lira olarak hesaplanıyordu. Vade farkı yükseldiğinde aylık oran yüzde 1,22’ye çıktı. Yüksek vade farkından kredi kullanıp ev alanların ödeyeceği aylık rakam aynı vade ve tutar için bin 591 lira oldu, Toplam vade farkı da 90 bin 964 liraya ulaştı. Böylece yüzde 0,92 yerine yüzde 1,22 vade farkıyla çekilen konut kredisinde alıcısının cebinden çıkacak para toplamda 25 bin 292 lira artmış oldu. İşte tam da bu noktada konut alıcısı normal şartlarda piyasa değerinin altında gördüğü evi satın almaktan çekinmedi.

FİYATLAR İSKONTOLU
Uzmanlar konutta prim potansiyelinin ve artmayan konut fiyatlarının da avantajı artırdığını belirtiyor. Çünkü artan arsa maliyetlerinin yanı sıra son 2 yılda TUİK verilerine göre bina maliyet endeksi yüzde 38 oranında artarken bu artışın henüz fiyatlara yansıtılmadığı belirtiliyor. Bu da satın alınan yeni konutlarda yüzde 38’lik prim potansiyeli olduğunu gösteriyor. 300 bin liraya satın alınan bir evin asıl değerinin 414 bin lira olması gerektiğine işaret eden uzmanlar, gayrimenkulün değer artışına kira gelirinin ilave edilmesiyle kazancın daha da yukarıya çıkacağını dile getiriyor.

Alıntı: www.yenisafak.com